29 Ekim 2009

ŞERBETCİBABA

Arıcılıkla ilgisi olmayan veya arıcılığa yeni başlayacak bizlere imrenen kimselerin yaptığı hesaplara göre arcılık çok kazançlı bir meslek sanılmaktadır.
Oysaki ayçiçek balının 27 Kg'lık tenekesi geçen sene 150-170 TL arasında alıcı bulurken bu sene fiyat 105-120 TL arılığında geziniyor.
Çam balının tenekesi geçen sene 180-200 TL arasında alıcı bulurken bu sene 95-100 TL arasında alıcı bulamamaktadır.
Bütün maliyetler artarken büyük bal fabrikalarının fiyatları neredeyse yarı yarıya düşürmesi biz arıcıları ve özellikle bu işle geçinen gezginci arıcıları çok zor durumda bırakmaktadır. Bal alımı yapan firmalar fiyatların düşmesinin nedeni olarak yurt dışından gelen ucuz balları ve bal şurubu adı altında satılan sahte balları göstermektedirler.
Geçen sene çalıştığım iş yererinin yanındaki büfeye balı ben veriyordum. Daha sonra fiyatının kendilerine pahalı geldiğini öne sürerek benden bal almayı kestiler ve 720 gramını 4.75 tl den bal aldıklarını söylediler. Ben bunun imkansız olduğunu söylediğimde getirdikleri numuneye bakıp sattıklarının bal ile hiçbir alakası olmayan ve üzerinde bal şerbeti yazan bir şurup olduğunu anladım. Bizim arılarımıza bile veremeyeceğimiz bu şerbetin ne kadar sağlıklı olduğunu tartışmaya bile gerek görmüyorum.
Esnaf bunu bal diye satıyor tüketicilerde alıyorlar. Ama üzerinde bal olduğuna dair ibare sadece firma isminde geçiyor. Firmanın ismi bence ŞERBETÇİ BABA olsa daha iyi olurdu.

25 Ekim 2009

SEZON SONUNA DOĞRU

Kestane Balı hasadı ve Ayçicek Balı derken yazılarıma bir süre ara versemde arıcılık işlerimiz tüm hızıyla devam etmekte. Trakyadan sonra arılarımı Beykoz Akbaba Köyü'ndeki yerimize indirmiştik. Benim için bu sezon bereketli geçti. Püren'e gitmediğimiz için bazı arkadaşlarımız sitem etsede bu sene Akbaba Köyü bal akımı bakımından çok iyiyidi. Milas ziyaretimizden dolayı 10 gün kadar arılığa uğrama fırsatı bulamamıştım. Bu gün yaptığım kontrollerde Koçeyemişlerden çok güzel bal geldiğini gözlemledim. Kışa girerken kovanları destekleme düşüncesindeydim ama şu anda kovanların sağılacak kadar balları var. Kestane Balı üretiminden bu sene çok memnunum.

Bu resimler Milas seyehatimizden. Sevgili Ali TÜRK gerçi bir çoğunu yayıladı ama bende birkaçtanesine yer vermek istedim.
Kim ne söylerse söylesin bu sene kuvvetli arısı olan çam balında iki sağım rahatlıkla yapar. Bal dallardan akıyor ama kovanlarda arı yok. Trakyadan sonra arısını güzel yavruya yatırıp mevcudunu artıran ve ekim ayının başında Milas bölgesine gelenler doğru bir iş yapmış durumdalar. Tabi sorunda burada başlıyor. Tam bir ay boyunca devamlı baskın bal geliyor ve ana arının yavru atacak hiçbir yeri kalmıyor. İkinci sağıma yapanların acil olarak arılarını yayladan kaçırıp daha sıcak yerlerde yavruya yatırması gerekmekte.


Milas-Hayıtlı Yaylasına bu sene 600 kamyona yakın arı geldiği söylenmekte. Her yer arı kovanı ile dolu. Herkes emeğinin karşılığını inşallah alır.
Bizler arıcılığın yanında çalışmakta olduğumuz esas işerimizden dolayı ancak 1-2 günlük kaçamaklar yaparak buraları gidip hevesimizi gideriyoruz. Kendi arılarımızı götürmemiz şu an için imkansız. İlerleyen senelerde bizlerde inşallah buralara arılarımızı götürürüz.